Vânătăi

« Back to Glossary Index

Romanian (Rumence) “Vânătăi” Türkçe anlamı – English Meaning

Vânătăi (Rumence)
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Română: “çürükler, morluklar, ezikler”
English: “bruises, contusions”

Kelime Türü / Part of Speech:
İsim (Noun) / Noun

  • Tekil Hali (Singular): o vânătaie (bir çürük)

  • Çoğul Hali (Plural): vânătăi (çürükler)

  • Dişil (Feminine) bir isimdir.


TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS

  1. TIBBİ ÇÜRÜK / MORLUK (MEDICAL BRUISE):
    Genellikle bir darbe, çarpma veya sıkışma sonucu cilt altındaki kılcal damarların hasar görmesi ve kanın dokulara sızmasıyla oluşan, cilt yüzeyinde mor, mavi veya menekşe renginde görünen lekeler. Zamanla iyileşme sürecinde renkleri yeşile ve sarıya döner.

    Exemplu / Örnek:
    “S-a lovit la picior și i-au apărut câteva vânătăi.”
    → “Bacağını çarptı ve birkaç çürük oluştu.”
    → “He hit his leg and a few bruises appeared.”

  2. BÖĞÜRTLEN / AYIÜZÜMÜ (BILBERRY/WHORTLEBERRY – BÖLGESEL KULLANIM):
    NOT: Bu anlamıyla genellikle tekil halde (o vânătă) kullanılır ve “yaban mersini” (blueberry) ile karıştırılmamalıdır. “Vaccinium myrtillus” türünden, mor-siyah renkli bir meyvedir. Bu kullanım daha çok belirli bölgelerde yaygındır ve standart dilde ana anlamı “çürük”tür.

    Exemplu / Örnek (Meyve):
    “Am cules vânătăi din pădure.”
    → “Ormanda böğürtlen topladık.” (Bağlama dikkat)
    → “We picked bilberries from the forest.”


KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY

Vânătăi” kelimesi, Rumencedeki “vânăt” (mor, mavi-menekşe rengi) sıfatından türemiştir. “Vânăt” ise Latince “venetus” (deniz mavisi, koyu mavi) kelimesinden gelir. Çürüklerin karakteristik renginden dolayı bu isim verilmiştir.


DİL BİLGİSİ NOTU / GRAMMAR NOTE

Kelime dişil (feminine) bir isimdir. Kullanımda tekil ve çoğul hallerine dikkat edilir.

Çekim (Dişil, Tekil – “o vânătaie”):

  • Nominativ-Acusativ: o vânătaie (bir çürük) / vânătaia (çürük)

  • Genitiv-Dativ: unei vânătăi (bir çürüğün, bir çürüğe) / vânătăii (çürüğün, çürüğe)

Çekim (Dişil, Çoğul – “vânătăi”):

  • Nominativ-Acusativ: niște vânătăi (bazı çürükler) / vânătăile (çürükler)

  • Genitiv-Dativ: unor vânătăi (bazı çürüklerin, bazı çürüklere) / vânătăilor (çürüklerin, çürüklere)


EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS

  • Hematom → Hematom, daha büyük ve kanamanın daha yoğun olduğu çürük (hematoma)

  • Contuzie → Kontüzyon, ezilme (tıbbi terim) (contusion)

  • Ceașcă → Literatürde “fincan” anlamına gelse de, argo da “göz altı çürüğü” için kullanılır (black eye – shiner)

Fiil (Verb):

  • A se vânătăi → Çürümek, morarmak (to become bruised)

Sıfat (Adjective):

  • Vânăt → Mor, mavi-menekşe rengi (purple, dark blue)

  • Vânătuiu → Morumsu, mora çalan (purplish)


ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES AND COLLOCATIONS

  • vânătăi pe picioare → bacaklarda çürükler (bruises on the legs)

  • vânătăi la ochi → göz altı morlukları/çürükleri (bruises around the eyes)

  • a avea vânătăi → çürükleri olmak (to have bruises)

  • a-i apărea vânătăi → çürükleri çıkmak (to get bruises)

  • a trata vânătăile → çürükleri tedavi etmek (to treat bruises)

  • vânătăi care trec → geçen çürükler (fading bruises)

  • o vânătaie proaspătă → taze bir çürük (a fresh bruise)

  • o vânătaie mare → büyük bir çürük (a large bruise)

  • a pune gheață pe vânătăi → çürüklerin üzerine buz koymak (to put ice on bruises)

  • cremă pentru vânătăi → çürükler için krem (bruise cream)


ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES

1. (Tıbbi Bağlam)

  • RO: “Copilul a căzut și și-a făcut o vânătaie pe genunchi.”

  • TR: “Çocuk düştü ve dizinde bir çürük oluştu.”

  • EN: “The child fell and got a bruise on his knee.”

2. (Tıbbi Bağlam)

  • RO: “Vânătăile după operație sunt normale și vor dispărea în câteva zile.”

  • TR: “Ameliyat sonrası morluklar normaldir ve birkaç gün içinde geçecektir.”

  • EN: “Bruises after surgery are normal and will disappear in a few days.”

3. (Tıbbi Bağlam)

  • RO: “Dacă vânătăile apar fără un motiv aparent, ar trebui consultați un medic.”

  • TR: “Çürükler belirgin bir neden olmadan ortaya çıkıyorsa, bir doktora danışmalısınız.”

  • EN: “If bruises appear without an apparent reason, you should consult a doctor.”

4. (Tıbbi Bağlam)

  • RO: “Vânătaia și-a schimbat culoarea de la albastru la galben, semn că se vindecă.”

  • TR: “Çürük, maviden sarıya renk değiştirdi, bu iyileştiğinin bir işareti.”

  • EN: “The bruise changed color from blue to yellow, a sign that it is healing.”

5. (Tıbbi Bağlam)

  • RO: “Aplică o cremă pentru a grăbi vindecarea vânătăilor.”

  • TR: “Çürüklerin iyileşmesini hızlandırmak için bir krem sür.”

  • EN: “Apply a cream to speed up the healing of the bruises.”

6. (Meyve Bağlamı – Nadir)

  • RO: “Gemul de vânătăi este delicios pe pâine.”

  • TR: “Böğürtlen reçeli ekmek üstüne çok lezzetlidir.”

  • EN: “Bilberry jam is delicious on bread.”
    Not: Bu cümlede “vânătă” (tekil) veya “vânătăi” (çoğul) meyve anlamında kullanılmıştır. Günlük dilde “çürük” anlamı daha yaygındır.

« Back to Glossary Index