proaspăt

« Back to Glossary Index

Romanian (Rumence) “proaspăt” Türkçe anlamı – English Meaning,

proaspăt (Rumence)
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Română: “taze, serin, yeni”
English: “fresh, cool, new”

Kelime Türü / Part of Speech:
Sıfat (Adjective) / Adjective
Cinsiyet ve sayıya göre çekilir: proaspăt (eril tekil), proaspătă (dişil tekil), proaspeți (eril çoğul), proaspete (dişil çoğul).


TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLARI / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS

1. TAZE (FRESH – Gıda/Hava için):

  • Bozulmamış, yeni hazırlanmış veya toplanmış, bayatlamamış.

  • Exemplu / Örnek:
    “Am cumpărat pâine proaspătă de la brutărie.”
    → “Fırından taze ekmek aldım.”
    → “I bought fresh bread from the bakery.”

2. SERİN (COOL – Hava/Su için):

  • Hoş, ferahlatıcı bir soğukluğu olan.

  • Exemplu / Örnek:
    “Se simte o adiere proaspătă dinspre mare.”
    → “Deniz tarafından gelen serin bir esinti hissediliyor.”
    → “A cool breeze is felt from the sea.”

3. YENİ (NEW – Bilgi/Haber için):

  • Yeni ortaya çıkmış, güncel.

  • Exemplu / Örnek:
    “Ai ceva proaspăt despre proiect?”
    → “Proje hakkında yeni bir şey var mı?”
    → “Do you have anything new about the project?”


KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY

Proaspăt” kelimesi, Slav dillerinden ödünç alınmıştır. Bulgarca veya Sırpçada “taze, yeni” anlamına gelen “просяп” (prosyap) veya “pròsap” kelimeleriyle akrabadır. Kelimenin kökü, “serpmek, püskürtmek” anlamına gelen bir fiile dayanır, bu da “çiy, nemli” fikriyle bağlantılıdır ve “tazelik” kavramını açıklar.


DİL BİLGİSİ NOTU / GRAMMAR NOTE

Proaspăt” bir sıfattır ve nitelediği ismin cinsiyetine (eril/dişil) ve sayısına (tekil/çoğul) göre çekilir.

Çekim Tablosu:

Cinsiyet Tekil Çoğul Anlamı
Eril proaspăt proaspeți taze
Dişil proaspătă proaspete taze

Kullanım Örnekleri:

  • un pui proaspăt → taze bir piliç (a fresh chicken)

  • o brânză proaspătă → taze bir peynir (a fresh cheese)

  • castraveți proaspeți → taze salatalıklar (fresh cucumbers)

  • ouă proaspete → taze yumurtalar (fresh eggs)


EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS

  • fresc → taze (fresh – daha çok edebi dilde)

  • nou → yeni (new)

  • curat → temiz (clean)

  • răcoros → serin, ferah (cooling, refreshing)


ZIT / KARŞIT KAVRAMLAR / ANTONYMS

  • vechi → eski (old)

  • stricat → bozuk (spoiled)

  • alterat → bozulmuş (altered, spoiled)

  • bătut → bayat (stale)

  • învechit → eskimiş (outdated)


ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES AND COLLOCATIONS

  • pâine proaspătă → taze ekmek (fresh bread)

  • legume proaspete → taze sebzeler (fresh vegetables)

  • fructe proaspete → taze meyveler (fresh fruits)

  • apă proaspătă → temiz su (fresh water)

  • aer proaspăt → temiz hava (fresh air)

  • vânt proaspăt → serin rüzgar (cool wind)

  • veste proaspătă → yeni haber (fresh news)

  • față proaspătă → dinç yüz (fresh-faced)

  • de proaspăt → yeni, yeni çıkmış (brand new, just out)

  • a ieși la aer proaspăt → temiz havaya çıkmak (to go out for some fresh air)


ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES

  1. “Îmi place mirosul de pâine proaspătă dimineața.”
    → “Sabahları taze ekmeğin kokusunu severim.”
    → “I love the smell of fresh bread in the morning.”

  2. “Adu mere proaspete de la piață, te rog.”
    → “Lütfen pazardan taze elma getir.”
    → “Please bring fresh apples from the market.”

  3. “E o zi frumoasă cu un vânt proaspăt.”
    → “Serin bir rüzgarın olduğu güzel bir gün.”
    → “It’s a beautiful day with a cool breeze.”

  4. “Sala este bine ventilată, aerul este mereu proaspăt.”
    → “Salon iyi havalandırılıyor, hava her zaman temiz.”
    → “The hall is well-ventilated, the air is always fresh.”

  5. “Avem informații proaspete despre situație.”
    → “Durum hakkında yeni bilgilerimiz var.”
    → “We have fresh information about the situation.”

  6. “Peștele acesta nu mai este proaspăt, miroase urât.”
    → “Bu balık artık taze değil, kötü kokuyor.”
    → “This fish is no longer fresh, it smells bad.”

  7. După ploaie, aerul devine mai proaspăt.”
    → “Yağmurdan sonra hava daha temiz olur.”
    → “After the rain, the air becomes fresher.”

« Back to Glossary Index