Portofoliu
Romanian (Rumence) “Portofoliu” Türkçe anlamı – English Meaning
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage / Înțeles și Utilizare
Türkçe: “Portföy”. Bir yatırımcının sahip olduğu menkul kıymetlerin (hisse senedi, tahvil, fon vb.) tümünü ifade eden koleksiyon. Ayrıca, bir profesyonelin iş çalışmalarını gösteren koleksiyon için de kullanılır.
Română: “Portofoliu”. Totalitatea investițiilor deținute de o persoană sau o instituție (acțiuni, obligațiuni, fonduri mutuale etc.). De asemenea, poate fi o colecție a lucrărilor unui profesionist.
English: “Portfolio”. The entire collection of investments held by an investor or institution (stocks, bonds, mutual funds, etc.). It can also refer to a collection of work samples from a professional.
Kelime Türü / Part of Speech / Parte de vorbire:
İsim (Noun) / Substantiv
Nötr (Neuter) bir isimdir. Tekil hali: un portofoliu (bir portföy). Çoğul hali: portofolii (portföyler).
TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS / DEFINIȚII ȘI ÎNȚELESURI CHEIE
1. FİNANSAL PORTOFY (FINANCIAL PORTFOLIO / PORTOFOLIU FINANCIAR):
Bir yatırımcının sahip olduğu farklı varlık sınıflarındaki (hisseler, tahviller, nakit, emtialar vb.) tüm yatırımlarının toplamı. Risk dağılımı (çeşitlendirme) için hayati öneme sahiptir.
Exemplu / Örnek / Example:
RO: “Portofoliul meu de investiții este diversificat, cu acțiuni și obligațiuni.”
TR: “Yatırım portföyüm, hisse senetleri ve tahvillerle çeşitlendirilmiştir.”
EN: “My investment portfolio is diversified with stocks and bonds.”
2. MESLEKİ ÇALIŞMA PORTOFYÜ (PROFESSIONAL WORK PORTFOLIO / PORTOFOLIU PROFESIONAL):
Bir sanatçı, mimar, yazar, tasarımcı veya diğer profesyonellerin yeteneklerini, stillerini ve deneyimlerini sergileyen iş örnekleri koleksiyonu.
Exemplu / Örnek / Example:
RO: “Arhitectul și-a prezentat portofoliul cu proiecte finale.”
TR: “Mimar, bitmiş projelerinden oluşan portföyünü sundu.”
EN: “The architect presented his portfolio of completed projects.”
3. GÖREV VE SORUMLULUK ALANI (RANGE OF DUTIES / GAMĂ DE ATRIBUȚII):
Bir bakanın veya yüksek düzey yetkilinin sorumluluk alanı.
Exemplu / Örnek / Example:
RO: “Această problemă intră în portofoliul ministrului de interne.”
TR: “Bu mesele, içişleri bakanının portföyüne girer.”
EN: “This issue falls within the portfolio of the Minister of Internal Affairs.”
ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES AND COLLOCATIONS / EXPRIMĂRI ȘI COLOCAȚII IMPORTANTE
Finans (Finance / Finanțe):
-
un portofoliu de investiții → bir yatırım portföyü → an investment portfolio
-
a diversifica portofoliul → portföyü çeşitlendirmek → to diversify a portfolio
-
gestionarea portofoliului → portföy yönetimi → portfolio management
-
portofoliu de acțiuni → hisse senedi portföyü → stock portfolio
-
analiza portofoliului → portföy analizi → portfolio analysis
Mesleki (Professional / Profesional):
-
un portofoliu artistic → bir sanat portföyü → an art portfolio
-
portofoliu online → çevrimiçi portföy → online portfolio
-
a-și crea un portofoliu → portföy oluşturmak → to create a portfolio
-
a prezenta un portofoliu → portföy sunmak → to present a portfolio
Politika (Politics / Politică):
-
portofoliul ministrului → bakanlık portföyü → ministerial portfolio
-
un portofoliu important → önemli bir portföy → an important portfolio
ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES / PROPOZIȚII EXEMPLU
-
(Yatırım Stratejisi / Investment Strategy / Strategie de Investiție)
RO: “Pentru a reduce riscul, este esențial să ai un portofoliu bine diversificat.”
TR: “Risk azaltmak için iyi çeşitlendirilmiş bir portföye sahip olmak esastır.”
EN: “To reduce risk, it is essential to have a well-diversified portfolio.” -
(İş Görüşmesi / Job Interview / Interviu de Angajare)
RO: “Aduceți-vă portofoliul la interviu pentru a vă demonstra competențele.”
TR: “Yeteneklerinizi göstermek için görüşmeye portföyünüzü getirin.”
EN: “Bring your portfolio to the interview to demonstrate your skills.” -
(Risk Yönetimi / Risk Management / Managementul Riscurilor)
RO: “Performanța slabă a unei acțiuni a afectat întregul portofoliu.”
TR: “Bir hisse senedinin zayıf performansı tüm portföyü etkiledi.”
EN: “The poor performance of one stock affected the entire portfolio.” -
(Politika / Politics / Politică)
RO: “I s-a atribuit portofoliul de finanțe în noul guvern.”
TR: “Yeni hükümette maliye portföyü kendisine verildi.”
EN: “He was assigned the finance portfolio in the new government.”


