lovi

« Back to Glossary Index

Romanian (Rumence) “lovi” Türkçe anlamı – English Meaning,

lovi (Rumence)

Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage

  • Türkçe: “vurmak, çarpmak; avlamak”

  • English: “to hit, to strike; to hunt”

Kelime Türü / Part of Speech:

  • Fiil (Verb) – Geçişli (Transitive)

  • Çekim: (eu) lovesc, (tu) lovești, (el/ea) lovește, (noi) lovim, (voi) loviți, (ei/ele) lovesc

TEMEL TANIMLAR / KEY DEFINITIONS

  1. Fiziksel Temas ve Darbe:
    Bir nesneye veya canlıya fiziksel güç uygulamak, isteyerek veya kazara çarpmak.

    • “Mingea a lovit geamul.”

    • → “Top cama çarptı.”

    • → “The ball hit the window.”

    • “A lovit cu pumnul în masă.”

    • → “Masa yumrukla vurdu.”

    • → “He hit the table with his fist.”

  2. Avlanmak:
    Yabani hayvanları yakalamak veya öldürmek için pusuya düşürmek, takip etmek ve vurmak.

    • “A lovit un cerb.”

    • → “Bir geyik vurdu/avladı.”

    • → “He shot a deer.” / “He bagged a deer.”

  3. Mecazi ve Soyut Anlamda Etkilemek:
    Beklenmedik veya güçlü bir şekilde, genellikle olumsuz yönde etkilemek.

    • “Criza l-a lovit din greu.”

    • → “Kriz onu çok sert vurdu.”

    • → “The crisis hit him hard.”

    • “Vestea l-a lovit ca un pumn.”

    • → “Haber ona yumruk gibi vurdu.”

    • → “The news hit him like a punch.”

EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS

Fiziksel Darbe:

  • a izbi → vurmak, çarpmak (to strike, to hit – daha şiddetli)

  • a bate → dövmek, vurmak (to beat, to hit)

  • a ciocni → çarpmak, tokuşturmak (to bump, to collide)

  • a pocni → patlamak, vurmak (to explode, to smack)

Avlanma:

  • a vâna → avlamak (to hunt – genel anlam)

  • a prinde → yakalamak (to catch)

  • a trage → ateş etmek (to shoot)

Soyut Anlam:

  • a afecta → etkilemek (to affect)

  • a marca → iz bırakmak, etkilemek (to mark)

ZIT ANLAMLILAR / ANTONYMS

  • a rata → ıskalamak, kaçırmak (to miss)

  • a scăpa → kurtarmak, serbest bırakmak (to release, to let go)

  • a mângâia → okşamak, şefkatle dokunmak (to caress)

  • a proteja → korumak (to protect – avlanma bağlamında)

  • a cruța → bağışlamak, esirgemek (to spare)

ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES & COLLOCATIONS

  • a lovi la → …-e vurmak (to hit at)

  • a lovi cu → …-ile vurmak (to hit with)

  • a se lovi → kendini vurmak, çarpmak (to hit oneself – dönüşlü fiil)

  • a lovi în ţintă → hedefi vurmak (to hit the target)

  • a lovi din plin → tam isabet ettirmek, tamamen vurmak (to hit full on, to be hit hard by something)

  • a lovi cu pumnul în masă → masaya yumruğunu vurmak (to hit the table with one’s fist)

  • a lovi mingea → topa vurmak (to hit the ball)

  • a lovi un animal → bir hayvan vurmak/avlamak (to shoot an animal)

  • a fi lovit de… → …-tarafından vurulmak (to be hit by…)

  • Lovitură! → (sporda) Vuruş! (Shot! / Strike!)

KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY

Lovi” fiili, Slav dillerinden Rumenceye girmiş bir kelimedir. Eski Kilise Slavcası “loviti” (avlamak) veya daha yaygın olarak Bulgarca, Sırpça ve diğer Slav dillerindeki “loviti/lov” (av, avlamak) kelimesiyle akrabadır. Bu, kelimenin temel anlamının avlanmak olduğunu, zamanla vurmak anlamını da kazandığını gösterir.

KULLANIM NOTLARI / USAGE NOTES

  • Bağlama Dikkat: “Lovi” kelimesinin anlamı bağlama son derece bağlıdır. “A lovi un animal” cümlesi “bir hayvanı avlamak” anlamına gelirken, “A lovi un copil” cümlesi “bir çocuğa vurmak/çarpmak” anlamına gelir. Bu nedenle anlamı ayırt etmek için cümlenin genel anlamına bakmak gerekir.

  • Dönüşlü Fiil (a se lovi): “Kendine çarpmak” anlamında sıkça kullanılır. Örneğin: “M-am lovit la cap” (Kafamı çarptım).

  • Avcılık Dili: Avcılıkla ilgili bağlamlarda, “a lovi” fiili neredeyse her zaman “başarılı bir şekilde avlamak, vurmak” anlamına gelir. Avın kendisine “lovitură” (av, vurulan av) denir.

ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES

  • “Șoferul a frânat brusc pentru a nu lovi pietonul.”
    → “Sürücü, yayaya çarpmamak için aniden fren yaptı.”
    → “The driver braked suddenly so as not to hit the pedestrian.”

  • “Băiatul lovește mingea cu putere.”
    → “Oğlan topa güçlü bir şekilde vuruyor.”
    → “The boy hits the ball with power.”

  • “Vânătorii au lovit un mistreț.”
    → “Avcılar bir yaban domuzu vurdular.”
    → “The hunters shot a wild boar.”

  • “Criza economică l-a lovit din greu.”
    → “Ekonomik kriz onu çok ağır vurdu.”
    → “The economic crisis hit him hard.”

  • “Te rog, nu te lovești!”
    → “Lütfen, kendine çarpma!”
    → “Please, don’t hit yourself!” / “Be careful not to bump into anything!”

« Back to Glossary Index