vânzător
Romanian (Rumence) “vânzător” Türkçe anlamı – English Meaning,
vânzător (Rumence)
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Română: “satıcı, satış elemanı”
English: “seller, salesperson, vendor”
Kelime Türü / Part of Speech:
İsim (Noun) / Noun
Eril (Masculine) bir isimdir: un vânzător (bir satıcı)
Dişil formu: o vânzătoare (bir kadın satıcı)
TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS
SATICI (SELLER, VENDOR):
Mal veya hizmet satan kişi. Perakende mağazalarda, pazarlarda veya bağımsız çalışan satıcıları kapsar.
Exemplu / Örnek:
“Vânzătorul de la piață mi-a dat un preț bun.”
→ “Pazardaki satıcı bana iyi bir fiyat verdi.”
→ “The seller at the market gave me a good price.”
SATIŞ ELEMANI (SALESPERSON, CLERK):
Bir mağazada veya işletmede müşterilere ürün satan ve hizmet veren çalışan.
Exemplu / Örnek:
“Vânzătorul din magazin m-a ajutat să găsesc mărimea potrivită.”
→ “Mağazadaki satış elemanı doğru bedeni bulmama yardım etti.”
→ “The salesperson in the store helped me find the right size.”
SATIŞ GÖREVLİSİ (SALES ASSISTANT):
Satış işlemlerini gerçekleştiren, müşteri hizmetleri sunan görevli.
Exemplu / Örnek:
“Caut un job ca vânzător într-un magazin de electronice.”
→ “Bir elektronik mağazasında satış görevlisi olarak iş arıyorum.”
→ “I’m looking for a job as a sales assistant in an electronics store.”
KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY
“Vânzător” kelimesi, Rumencede “satmak” anlamına gelen “a vinde” fiilinden türetilmiştir. Fiilin geçmiş zaman gövdesi “vânz-” (sattı) üzerine, meslek veya eylem yapan kişiyi belirten “-ător” eki eklenerek oluşturulmuştur. Bu yapı, Latince “-tor” ekiyle benzerlik gösterir.
DİL BİLGİSİ NOTU / GRAMMAR NOTE
“Vânzător” eril (masculine) bir isimdir. Dişil formu “-oare” ekiyle yapılır: vânzătoare.
Çekim (Eril, Belirsiz Artikelli):
-
Nominativ-Acusativ: un vânzător (bir satıcı)
-
Genitiv-Dativ: unui vânzător (bir satıcının, bir satıcıya)
Çekim (Eril, Belirli Artikelli):
-
Nominativ-Acusativ: vânzătorul (satıcı)
-
Genitiv-Dativ: vânzătorului (satıcının, satıcıya)
Çoğul Hali (“vânzători”):
-
Nominativ-Acusativ: niște vânzători / vânzătorii (bazı satıcılar / satıcılar)
-
Genitiv-Dativ: unor vânzători / vânzătorilor (bazı satıcıların / satıcılara)
Dişil Form Çekimi (“vânzătoare”):
-
Tekil: o vânzătoare / vânzătoarea
-
Çoğul: niște vânzătoare / vânzătoarele
EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS
comerciant → tüccar, esnaf (merchant, trader)
negustor → tacir, satıcı (merchant)
agent de vânzări → satış temsilcisi (sales agent)
consultant de vânzări → satış danışmanı (sales consultant)
reprezentant → temsilci (representative)
ZIT / KARŞIT KAVRAMLAR / ANTAGONISTIC CONCEPTS
cumpărător → alıcı, müşteri (buyer, customer)
client → müşteri (client)
consumator → tüketici (consumer)
ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES & COLLOCATIONS
vânzător profesionist → profesyonel satıcı (professional seller)
vânzător ambulant → seyyar satıcı (street vendor, hawker)
vânzător în magazine → mağaza satış elemanı (store clerk)
vânzător auto → araba satıcısı (car salesman)
vânzător direct → direkt satıcı (direct salesperson)
carieră în vânzări → satış kariyeri (career in sales)
experiență ca vânzător → satıcı olarak deneyim (experience as a salesperson)
echipă de vânzări → satış ekibi (sales team)
abilități de vânzări → satış becerileri (sales skills)
ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES
“Vânzătorul este foarte convingător și prietenos.”
→ “Satıcı çok ikna edici ve arkadaş canlısı.”
→ “The salesman is very convincing and friendly.”
“Ea lucrează ca vânzătoare într-un magazin de îmbrăcăminte.”
→ “O bir giyim mağazasında satış elemanı olarak çalışıyor.”
→ “She works as a saleswoman in a clothing store.”
“Fiecare vânzător din echipă a depășit targetul lunar.”
→ “Ekipteki her satış elemanı aylık hedefi aştı.”
→ “Every salesperson on the team exceeded the monthly target.”
“Vânzătorul de mașini second-hand mi-a oferit o garanție.”
→ “İkinci el araba satıcısı bana bir garanti teklif etti.”
→ “The used car salesman offered me a warranty.”
“Pentru postul de vânzător se cer abilități de comunicare.”
→ “Satış elemanı pozisyonu için iletişim becerileri gerekiyor.”
→ “Communication skills are required for the salesperson position.”
“Vânzătorii de la tarabă strigau prețurile mărfurilor.”
→ “Tezgahtaki satıcılar mal fiyatlarını bağırıyordu.”
→ “The vendors at the stall were shouting the prices of the goods.”


