trăi
Romanian trăi” Türkçe anlamı – English Meaning,
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Türkçe:
-
“yaşamak” (hayat sürmek)
-
“oturmak” (bir yerde ikamet etmek)
-
“deneyimlemek” (bir durumu yaşamak)
English:
-
“to live” (exist/alive)
-
“to reside” (dwell somewhere)
-
“to experience” (go through)
Kelime Türü / Part of Speech:
Fiil (Verb) – Düzensiz
Seviyesi / Level:
A1 (Başlangıç/Beginner)
TEMEL KULLANIMLAR / KEY USAGES
1. Hayat Sürmek (Being Alive):
“Vreau să trăiesc 100 de ani.”
→ “100 yıl yaşamak istiyorum.”
→ “I want to live 100 years.”
2. Yerleşim (Residence):
“Trăiesc în București din 2010.”
→ “2010’dan beri Bükreş’te yaşıyorum.”
→ “I’ve been living in Bucharest since 2010.”
3. Deneyim (Experience):
“Am trăit momente frumoase acolo.”
→ “Orada güzel anlar yaşadım.”
→ “I experienced beautiful moments there.”
GRAMER BİLGİSİ / GRAMMAR NOTES
-
Çekim (Conjugation):
-
Geçmiş Zaman: “am trăit” (yaşadım)
-
İsim Formu: “viață” (hayat/life)
Önemli Yapılar:
ÖNEMLİ İFADELER / IMPORTANT PHRASES
TELAFFUZ / PRONUNCIATION
“tră-i” → /trəj/
-
Vurgu: Tek heceli
-
Özel Ses: “ă” (Türkçe “ı” gibi)
DİKKAT / WARNING
-
“A trăi” vs “A locui”:
-
“A trăi” genel yaşam, “a locui” resmi ikamet
-
-
“A trăi” vs “A supraviețui”:
-
“A trăi” normal yaşam, “a supraviețui” hayatta kalmak
-
ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES
-
Felsefi:
“Important nu e cât trăiești, ci cum trăiești.”
→ “Önemli olan ne kadar yaşadığın değil, nasıl yaşadığındır.”
→ “It’s not how long you live, but how you live that matters.” -
Günlük:
“Trăiește singur în această casă.”
→ “Bu evde tek başına yaşıyor.”
→ “He lives alone in this house.” -
Duygusal:
“Am trăit dragostea adevărată.”
→ “Gerçek aşkı yaşadım.”
→ “I experienced true love.”
Köken Bilgisi / Etymology
-
Latince “tragere” (çekmek)
-
Slav dilleri etkisi
Ek Bilgi
-
Deyim: “a trăi ca în basm” → “masal gibi yaşamak”
-
Atasözü: “Cine trăiește, vede.” → “Yaşayan görecek.”
Bu açıklama “trăi” fiilinin temel, mekansal ve duygusal kullanımlarını kapsar.
« Back to Glossary Index

