păstra

« Back to Glossary Index

Romanian (Rumence) “păstra” Türkçe anlamı – English Meaning,

păstra (Rumence)
Anlam ve Klam ve Kullanım / Meaning and Usage
Türkçe: “korumak, saklamak, muhafaza etmek; sürdürmek, devam ettirmek”
English: “to keep, to preserve, to save; to maintain, to continue”

Kelime Türü / Part of Speech:
Fiil (Verb – Düzenli) / Verb (Regular)


TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS

Păstra” fiili, bir şeyin mevcut durumunu, varlığını veya özelliklerini değişmeden veya bozulmadan tutmak, korumak eylemini ifade eder.

  1. KORUMAK, SAKLAMAK, MUHAFAZA ETMEK (Fiziksel):
    Bir şeyi bozulmaya, hasara veya kayba karşı korumak; gelecekte kullanmak üzere saklamak.

    • “a păstra alimentele la frigider”
      → “yiyecekleri buzdolabında saklamak”
      → “to keep/preserve food in the refrigerator”

  2. SÜRDÜRMEK, DEVAM ETTİRMEK (Soyut):
    Bir durumu, ilişkiyi, alışkanlığı veya geleneği aynı şekilde devam ettirmek.

    • “a păstra legătura cu cineva”
      → “biriyle bağlantıyı sürdürmek”
      → “to maintain a connection with someone”

  3. YERİNE GETİRMEK (Söz, Sır vb.):
    Bir sözü tutmak veya bir sırı gizli tutmak.

    • “a păstra un secret”
      → “bir sır saklamak”
      → “to keep a secret”


KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY
Kelime, Latince “praestāre” fiilinden evrilmiştir. “Praestāre”; “üstün olmak, sağlamak, temin etmek, göstermek” anlamlarına gelir (“prae-” = önde, + “stāre” = durmak). Zamanla anlam kaymasına uğrayarak “korumak, saklamak” anlamını kazanmıştır. Aynı Latince kök, İtalyanca “prestare” (ödünç vermek) ve Fransızca “prêter” (ödünç vermek) fiillerinin de kaynağıdır, ancak Rumencedeki anlamı oldukça farklılaşmıştır.


EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS

  • a conserva → korumak, muhafaza etmek, konserve yapmak (to conserve, to preserve)

  • a menține → sürdürmek, muhafaza etmek (to maintain)

  • a salva → kurtarmak, kaydetmek (bilgisayar) (to save)

  • a depozita → depolamak (to store, to deposit)

  • a proteja → korumak (to protect)

  • a respecta → yerine getirmek (bir sözü) (to honor – a promise)


ZIT ANLAMLILAR / ANTONYMS

  • a arunca → atmak (to throw away)

  • a distruge → yok etmek (to destroy)

  • a neglija → ihmal etmek (to neglect)

  • a pierde → kaybetmek (to lose)

  • a renunța → vazgeçmek (to give up)

  • a divulg → ifşa etmek (bir sırrı) (to disclose)


ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES & COLLOCATIONS

  • a păstra liniștea → sessizliği korumak (to keep quiet)

  • a păstra legătura → bağlantıyı sürdürmek (to keep in touch)

  • a păstra un secret → bir sır saklamak (to keep a secret)

  • a păstra ordinea → düzeni korumak (to maintain order)

  • a păstra calmul → sakinliğini korumak (to keep one’s cool)

  • a păstra tradițiile → gelenekleri sürdürmek (to preserve traditions)

  • a păstra evidența → kaydı tutmak (to keep the record)

  • alimente conservate → konserve yiyecekler (preserved foods)


ÇEKİM / CONJUGATION (Prezent Indicativ – Geniş Zaman)

A păstra (Düzenli bir fiildir, “-a” ile biter)

Pronoun Rumence Türkçe English
eu păstrez ben korurum/saklarım I keep
tu păstrezi sen korursun/saklarsın you keep (sg.)
el/ea păstrează o korur/saklar he/she keeps
noi păstrăm biz koruruz/saklarız we keep
voi păstrați siz korursunuz/saklarsınız you keep (pl.)
ei/ele păstrează onlar korur/saklar they keep

ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES

  1. “Te rog, păstrează bonul pentru garanție.”
    → “Lütfen, garanti için fişi saklayın.”
    → “Please, keep the receipt for the warranty.”

  2. “Păstrează-mă la curent cu orice noutăți.”
    → “Beni her türlü yenilikten haberdar et (bilgiyi koru).”
    → “Keep me posted on any news.”

  3. “România păstrează multe tradiții frumoase.”
    → “Romanya birçok güzel geleneği sürdürüyor.”
    → “Romania preserves many beautiful traditions.”

  4. “Vasele acestea erau folosite pentru a păstra cerealele.”
    → “Bu kaplar tahılları saklamak için kullanılırdı.”
    → “These vessels were used to store the grains.”

  5. “În ciuda dificultăților, ea și-a păstrat optimismul.”
    → “Zorluklara rağmen, o iyimserliğini korudu.”
    → “Despite the difficulties, she maintained her optimism.”

« Back to Glossary Index