creație
Romanian (Rumence) “creație” Türkçe anlamı – English Meaning,
creație (Rumence)
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Română: “yaratı, yaratılış, eser, kreasyon”
English: “creation, creature, work, creative product”
Kelime Türü / Part of Speech:
İsim (Noun) / Noun
Dişil (Feminine) bir isimdir: o creație (bir yaratı)
TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS
-
YARATI / ESER (CREATION, WORK):
Yaratıcı bir sürecin sonucunda ortaya çıkan şey. Sanatsal, edebi veya entelektüel anlamda bir ürün.
Exemplu / Örnek:
“Acest tablou este o creație remarcabilă a artistului.”
→ “Bu tablo, sanatçının dikkat çekici bir yaratısıdır.”
→ “This painting is a remarkable creation of the artist.” -
YARATIK (CREATURE):
Canlı bir varlık, özellikle hayali veya olağandışı olan.
Exemplu / Örnek:
“Dragonul este o creație mitologică.”
→ “Ejderha mitolojik bir yaratıktır.”
→ “The dragon is a mythological creature.” -
KREASYON (FASHION CREATION):
Moda dünyasında, tasarımcı tarafından yaratılan özgün bir giysi veya koleksiyon.
Exemplu / Örnek:
“Creațiile sale sunt purtate de celebrități de pe întreaga planetă.”
→ “Onun kreasyonları dünyanın dört bir yanındaki ünlüler tarafından giyiliyor.”
→ “His creations are worn by celebrities around the world.” -
YARATILIŞ (CREATION – THE ACT):
Yaratma eylemi veya süreci. (Daha çok “creație artistică” gibi tamlamalarda)
Exemplu / Örnek:
“Procesul de creație este la fel de important ca rezultatul.”
→ “Yaratı süreci, sonuç kadar önemlidir.”
→ “The process of creation is as important as the result.”
KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY
Rumence “creație” kelimesi, Latince “creatio” (yaratma, yaratılış) kelimesinden doğrudan gelir. Latince kök “creare” (yaratmak, meydana getirmek) fiiline dayanır. Aynı kökten İtalyanca “creazione”, Fransızca “création” ve İngilizce “creation” kelimeleri türemiştir. “-ție” eki, bir eylem veya sonucu ifade eden soyut isimler yapan bir ektir.
DİL BİLGİSİ NOTU / GRAMMAR NOTE
“Creație” dişil (feminine) bir isimdir. Belirsiz artikeli “o”, belirli artikeli ise “-a” ekidir.
Çekim (Dişil, Belirsiz Artikelli):
-
Nominativ-Acusativ: o creație (bir yaratı)
-
Genitiv-Dativ: unei creații (bir yaratının, bir yaratıya)
Çekim (Dişil, Belirli Artikelli):
-
Nominativ-Acusativ: creația (yaratı)
-
Genitiv-Dativ: creației (yaratının, yaratıya)
Çoğul Hali (“creații”):
-
Nominativ-Acusativ: niște creații / creațiile (bazı yaratılar / yaratılar)
-
Genitiv-Dativ: unor creații / creațiilor (bazı yaratıların / yaratıların)
EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS
-
Operă → Eser, yapıt (work, opus)
-
Produs → Ürün (product)
-
Lucrare → Çalışma, eser (work)
-
Inventie → Buluş, icat (invention)
-
Ființă → Varlık (being – yaratık anlamında)
ZIT / KARŞIT KAVRAMLAR / ANTAGONISTIC CONCEPTS
-
Distrugere → Yıkım, imha (destruction)
-
Imitație → Taklit (imitation)
-
Copie → Kopya (copy)
-
Reproducere → Çoğaltma (reproduction)
ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES & COLLOCATIONS
-
creație artistică → sanatsal yaratı (artistic creation)
-
creație literară → edebi eser (literary work)
-
creație proprie → kendi yaratısı (one’s own creation)
-
creație umană → insan yapımı (human creation)
-
creație divină → ilahi yaratık/yaratılış (divine creation)
-
creații de modă → moda kreasyonları (fashion creations)
-
puteri de creație → yaratıcı güçler (creative powers)
-
o creație unică → benzersiz bir yaratı (a unique creation)
ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES
-
“Fiecare creație a sa spune o poveste.”
→ “Onun her yaratısı bir hikaye anlatır.”
→ “Each of his creations tells a story.” -
“Universul este cea mai mare creație.”
→ “Evren en büyük yaratılıştır.”
→ “The universe is the greatest creation.” -
“Acest poem este o creație a tinereții poetului.”
→ “Bu şiir, şairin gençlik döneminin bir yaratısıdır.”
→ “This poem is a creation from the poet’s youth.” -
“Designerul a prezentat creațiile sale pe podium.”
→ “Tasarımcı, kreasyonlarını podyumda tanıttı.”
→ “The designer presented her creations on the runway.” -
“Mitologia este plină de creații fantastice.”
→ “Mitoloji fantastik yaratıklarla doludur.”
→ “Mythology is full of fantastic creatures.” -
“Această creație arhitectonică a devenit simbolul orașului.”
→ “Bu mimari yapıt, kentin simgesi haline geldi.”
→ “This architectural creation has become the symbol of the city.”


