crede
Anlamı:
-
inanmak
-
sanmak, düşünmek
English Meaning: -
to believe
-
to think, to suppose
Kelime Türü / Part of Speech:
Fiil (Geçişli/Geçişsiz) / Verb (Transitive/Intransitive)
Seviyesi / Level: A2 (Temel-Orta seviye / Basic-Intermediate)
AÇIKLAMA / EXPLANATION
“Crede”, hem inanç ifadelerinde hem de düşünce belirtmede kullanılan temel bir fiildir. Günlük konuşmada ve felsefi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır.
“Crede” is a fundamental verb used in both expressions of belief and thought. It’s widely used in daily speech and philosophical contexts.
TEMEL KULLANIMLAR / KEY USAGES
1. İnanç Bildirme (Belief)
-
“Eu cred în Dumnezeu.”
(“Tanrı’ya inanıyorum.” / “I believe in God.”) -
“Nu-mi vine să cred!”
(“İnanamıyorum!” / “I can’t believe it!”)
2. Düşünce/Sanı (Thought/Supposition)
-
“Cred că plouă mâine.”
(“Sanırım yarın yağmur yağacak.” / “I think it will rain tomorrow.”) -
“Credeam că știi.”
(“Bildiğini sanıyordum.” / “I thought you knew.”)
GRAMER BİLGİSİ / GRAMMAR NOTES
-
Çekim (Present Tense):
-
Emir Kipi (Imperative):
-
crede! (believe! – singular)
-
credeți! (believe! – plural/formal)
-
Önemli İfadeler:
-
a crede cuvântul → sözüne inanmak (to take someone’s word)
-
a crede ochilor → gözlerine inanmak (to believe one’s eyes)
-
crez de credință → inanç esası (article of faith)
TELAFFUZ / PRONUNCIATION
“crede” → /’kre.de/
-
“cre” → “kre” (Türkçe “kre” gibi)
-
“de” → “de” (Türkçe “de” gibi)
DİKKAT / WARNING
-
Dini bağlamlarda “a crede” daha güçlü bir inancı ifade eder.
Not: İnanç ve düşünce ifadelerinde en sık kullanılan 50 fiilden biridir.
Note: One of the top 50 most used verbs in expressions of belief and thought.
Ek Bilgi:
-
credință → inanç (belief)
-
credincios → sadık (faithful)
-
necredincios → sadakatsiz (unfaithful)
Örnek Cümle (Dini):
“Mulți oameni cred în viața de apoi.”
(“Birçok insan ahiret hayatına inanır.” / “Many people believe in the afterlife.”)
Örnek Cümle (Günlük):
“Cred că ai dreptate.”
(“Sanırım haklısın.” / “I think you’re right.”)
Örnek Cümle (Şüphe):
“Nu cred aceste minciuni.”
(“Bu yalanlara inanmıyorum.” / “I don’t believe these lies.”)


