exterior
Romanian (Rumence) “exterior” Türkçe anlamı – English Meaning,
exterior (Rumence)
Anlam ve Kullanım / Meaning and Usage
Türkçe: “dış, dış taraf, dışarısı; dış görünüş; yurtdışı”
English: “exterior, outside, outer part; foreign, external”
Kelime Türü / Part of Speech:
İsim (Noun – Nötr Cins) / Noun (Neuter Gender)
Sıfat (Adjective) / Adjective
TEMEL TANIMLAR VE ANLAMLAR / KEY DEFINITIONS AND MEANINGS
“Exterior” kelimesi, bir nesnenin, mekanın veya kavramın dış yüzeyini, dışarıda kalan kısmını veya başka ülkelerle ilgili olanı ifade eder.
-
İSİM – DIŞ, DIŞ TARAF, DIŞ GÖRÜNÜŞ (EXTERIOR, OUTSIDE):
Bir binanın, nesnenin veya varlığın dışarıda kalan kısmı, dış yüzeyi.
“Exteriorul clădirii a fost vopsit recent.”
→ “Binanın dış cephesi / dışı最近 boyandı.”
→ “The exterior of the building was recently painted.” -
SIFAT – DIŞ, DIŞSAL (EXTERNAL, OUTER):
Bir şeyin dışında olan, dışarıya ait olan.
“Pereții exteriori ai casei sunt din cărămidă.”
→ “Evin dış duvarları tuğladandır.”
→ “The external walls of the house are made of brick.” -
SIFAT – YURTDIŞI, DIŞ (FOREIGN, EXTERNAL):
Kendi ülkesinin sınırları dışında olan, uluslararası ilişkilerle ilgili.
“Politica externă a țării.” (Not: “Extern” sıfatı bu anlamda daha yaygındır, ancak “exterior” da kullanılabilir)
→ “Ülkenin dış politikası.”
→ “The country’s foreign policy.” -
İSİM – DIŞ ORTAM, DIŞARI (THE OUTSIDE, THE OUTDOORS):
Kapalı bir alanın dışında kalan çevre, dışarısı.
“Este frig la exterior.”
→ “Dışarısı soğuk.”
→ “It’s cold outside.”
KÖKEN BİLGİSİ / ETYMOLOGY
Kelime, doğrudan Latince “exterior” kelimesinden alınmıştır. Latince “exter” (dış, dışarıdaki) karşılaştırmalı sıfatının üstünlük derecesidir. “Exter” ise “ex” (dışarı, dışta) edatından türemiştir. Aynı Latince kök, İngilizcedeki “exterior”, “external”, “extrinsic” ve Türkçedeki “eksteriyör”, “harici” kelimelerinin de kaynağıdır.
EŞ ANLAMLILAR & YAKIN ANLAMLILAR / SYNONYMS & RELATED WORDS
Dış anlamında (isim/sıfat):
-
afară → dışarı (outside – daha çok zarftır, “la exterior” ile eş anlamlı)
-
suprafață → yüzey (surface)
-
fațadă → cephe, ön yüz (facade – özellikle binalar için)
-
extern → dış, harici (external – sıfat, “exterior” ile yakın anlamlı)
Yurtdışı anlamında (sıfat):
-
străin → yabancı (foreign)
-
internațional → uluslararası (international)
-
din afară → dışarıdan (from abroad/of external origin)
ZIT ANLAMLILAR / ANTONYMS
-
interior → iç, iç taraf (interior, inside)
-
lăuntru → iç, içerisi (inside – daha edebi)
-
intern → iç, dahili (internal)
-
național → ulusal (national – yurtdışı anlamının zıttı)
-
domestic → yerli, iç (domestic)
ÖNEMLİ İFADELER VE KALIPLAR / IMPORTANT PHRASES & COLLOCATIONS
-
la exterior → dışarıda (outside)
-
aspectul exterior → dış görünüş (external appearance)
-
factor extern → dış etken (external factor)
-
comerț exterior → dış ticaret (foreign trade)
-
ministerul afacerilor externe → dışişleri bakanlığı (ministry of foreign affairs – “extern” kullanımı daha yaygındır)
-
spre exterior → dışarı doğru (outwards)
DİL BİLGİSİ NOTU / GRAMMAR NOTE
“Exterior” hem isim hem de sıfat olarak kullanılabilir. İsim olarak nötr (neutru) cinstir: “un exterior” (bir dış görünüş). Sıfat olarak kullanıldığında, nitelediği ismin cinsiyetine ve sayısına göre çekimlenir.
Sıfat Çekimi:
-
Cinsiyet ve Sayı / Form (Sıfat) / Örnek (Rumence) / Örnek (Türkçe)
-
Dişil Tekil / exterioară / parte exterioară / dış kısım
-
Eril Çoğul / exteriori / pereți exteriori / dış duvarlar
-
Dişil Çoğul / exterioare / părți exterioare / dış kısımlar
İsim olarak kullanıldığında:
-
Nominativ-Akuzativ tekil: exterior
-
Nominativ-Akuzativ belirli tekil: exteriorul (dış kısım)
-
Genitiv-Datif tekil: exteriorului (dış kısmın)
-
Çoğul hali: exterioare (dış kısımlar)
-
Çoğul belirli: exterioarele (dış kısımlar)
ÖRNEK CÜMLELER / EXAMPLE SENTENCES
-
“Vopseaua pentru exterior este rezistentă la intemperii.”
→ “Dış cephe boyası hava koşullarına dayanıklıdır.”
→ “The exterior paint is weather-resistant.” -
“Te rog, să mergi afară să te joci. / Te rog, să mergi la exterior să te joci.”
→ “Lütfen dışarı çıkıp oyna.”
→ “Please go outside to play.” -
“Aparatul foto are o carcasă din plastic exterior foarte rezistentă.”
→ “Fotoğraf makinesinin dış plastik kasası çok sağlamdır.”
→ “The camera has a very resistant exterior plastic case.” -
“În ciuda unui exterior dur, el este o persoană foarte sensibilană.”
→ “Sert bir dış görünüşünün aksine, o çok hassas bir insandır.”
→ “Despite a tough exterior, he is a very sensitive person.” -
“Țara noastră are nevoie de investiții din exterior.”
→ “Ülkemizin yurtdışından yatırıma ihtiyacı var.”
→ “Our country needs investment from abroad.”


